82 yaşındaki heykeltıraş Cengiz Sevener: “Heykellerim şehrin hafızasında yaşıyor”

Manisa’nın Şehzadeler ilçesindeki Tarihi Kurşunlu Han’da çalışmalarını sürdüren 82 yaşındaki heykeltıraş Cengiz Sevener, çocukluk yıllarında Turgutlu’da kille başlayan sanat yolculuğunu, öğretmenlikten heykeltıraşlığa geçişini ve Manisa’nın simgeleri arasına giren eserlerinin hikâyesini anlattı.

Eylül 24, 2026 - 20:48
82 yaşındaki heykeltıraş Cengiz Sevener: “Heykellerim şehrin hafızasında yaşıyor”

Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde bulunan Tarihi Kurşunlu Han’da sanat çalışmalarını sürdüren 82 yaşındaki Cengiz Sevener, çocukluk yıllarında kille başlayan ve yıllar içinde kentin farklı noktalarına kazandırdığı anıt ve heykellerle devam eden sanat yolculuğunu anlattı. Sanat tarihi öğretmenliğinden emekli olduktan sonra heykeltıraşlığa ağırlık veren Sevener, kendi yaşamından izleri de eserlerine taşıdığını belirtti.

“Memur çocuğu olunca Anadolu’nun değişik yerlerine gidersiniz”

Aslen Kırklarelili olduğunu ve 1944 yılında memur bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldiğini anlatan Sevener, babasının görevi nedeniyle çocukluk ve gençlik dönemlerinde Türkiye’nin farklı noktalarında yaşadığını söyledi.

İstanbul, Çanakkale, Hatay’ın Dörtyol ilçesi ile Manisa’nın Turgutlu ve Salihli ilçelerinde bulunduğunu aktaran Sevener, eğitim hayatının önemli bir bölümünün de bu yolculuklarla şekillendiğini ifade etti. Salihli Lisesi’nden mezun olan Sevener, yıllar sonra aynı okula öğretmen olarak döndü.

Sevener, “Yaşamımız böyle geçti. Memur çocuğu olunca Anadolu’nun değişik yerlerine gidersiniz.” diyerek farklı coğrafyalarda geçirdiği yılların yaşamına ve sanatına katkıda bulunduğunu anlattı.

Öğrenci olduğu okula öğretmen olarak döndü

Salihli Lisesi’nden mezun olduktan yıllar sonra, 1974 yılında bu kez sanat tarihi öğretmeni olarak aynı okulda görev yapmaya başlayan Sevener, eşi Meral Sevener’in de sanat tarihi öğretmeni olduğunu söyledi.

Öğretmenlik yıllarının ardından sanat çalışmalarını sürdüren Sevener’in çocukluk anıları da daha sonra yaptığı eserlerin çıkış noktalarından biri oldu.

Çocukluğunda fener ışığında çalıştığı günleri heykele taşıdı

1953 yılında ailesiyle Hatay’ın Dörtyol ilçesinde yaşadığını anlatan Sevener, o dönem elektrik bulunmadığı için sokakların gazlı fenerlerle aydınlatıldığını söyledi. Ağabeyiyle birlikte fener ışığında ders çalıştığını belirten Sevener, yıllar sonra bu hatırasını Manisa’da yaptığı bir heykele taşıdı.

Sevener, eserinin ortaya çıkış hikâyesini şu sözlerle anlattı:

“Sene 1953… Hatay Dörtyol’dayız. Orada elektrik yoktu. Akşam fenerciler gelir, uzun sopaları vardır. Fenere gaz koyarlar. Onu da direğe takarlar ve o gaz sabaha kadar orayı aydınlatırdı. Ağabeyimle beraber masada oturur, fener ışığı altında ders çalışırdık.”

Yıllar sonra belediyenin Gençlik Parkı için kendisinden bir heykel istediğini belirten Sevener, çocukluk yıllarındaki bu anının yeniden canlandığını ifade etti.

Sevener, “Çocukluğumu hatırladım… Çocukları okumaya özendirsin diye elektrik ışığı altında kitap okuyan delikanlı heykelini yaptım. Geçmişte kendi yaşadığım olayı kültürel olarak burada canlandırmak istedim. O eser, bu anlamda güzel bir anıdır benim için.” dedi.

Heykel sanatının başlangıç noktası Turgutlu oldu

Sevener’in heykelle ilişkisinin temelleri ise çocukluk yıllarında Manisa’nın Turgutlu ilçesinde atıldı. Kiremit ve tuğla üretimiyle bilinen ilçede kil ile tanışan Sevener, henüz çocuk yaşlarda çeşitli hayvan figürleri yapmaya başladığını anlattı.

Sevener, “Benim çocukluğumdan gelir bazı şeyler… Çocukluğumun bir bölümü Turgutlu’da geçti. Turgutlu kiremit sanayinin merkezidir. Kiremidin, tuğlanın ham maddesi kildir. Ben de kille oynamayı çok severdim. Küçüklüğümde alırdım o kili; kediler, köpekler yapardım. Öyle başladı bu iş.” ifadelerini kullandı.

Kil ile yaklaşık 7 yaşında tanıştığını kaydeden Sevener, “82 yaşındayım, şunu söyleyebilirim; 7 yaşından itibaren kille tanıştım ben. Kille tanışmam sonucu başlayan bu hikâye bugünlere kadar geldi.” diye konuştu.

Müdürlük görevinden ayrıldı, anıt çalışmalarına yöneldi

Manisa Lisesi’ndeki görevinden 1994 yılında emekli olan Sevener, daha sonra kentteki iki dershanede müdürlük yaptı. Heykeltıraşlığı mesleki hayatının merkezine taşıyan gelişme ise dönemin Manisa Belediye Başkanı Adil Aygül'den gelen anıt talebi oldu.

Moris Şinasi Kavşağı için hazırladığı anıtın hayata geçirilmesine karar verilmesinin ardından dershane müdürlüğünden ayrıldığını anlatan Sevener, o günleri şöyle aktardı:

“Müdürlükten ayrılma sebebim de Moris Şinasi Kavşağı’ndaki büyük anıt içindir. Rahmetli Adil Aygül Bey çağırdı. Ben ona anıtın maketini vermiştim. ‘Hocam bunu yapacağız’ dedi. ‘İstifa etmem lazım’ dedim. ‘Et’ dedi bana. Ve ben dershane müdürlüğünden ayrıldım, o büyük anıtın yapımına başladım.”

Bu çalışmanın ardından farklı anıt ve heykellere imza attığını belirten Sevener, Gördes’teki Şehit Makbule Hanım Anıtı ile Salihli’deki “Atatürk ve Çocuklar” eserinin kendisi için ayrı bir yere sahip olduğunu söyledi.

Sevener, “En sevdiğim eserlerden biri de Salihli’de yaptığım ‘Atatürk ve Çocuklar’dır. İki çocuk, Atatürk’e sevgi dolu bakışlarla el değdirmek isterler. O günden bugüne geldik. Devam ettik, şu anda da buradayız.” ifadelerini kullandı.

“Heykellerim şehrin hafızasında yaşıyor”

Cengiz Sevener’in yıllar içinde yaptığı eserlerin bir bölümü Manisa’da bulundukları meydan ve bölgelerin simgeleri arasında yer aldı. Sevener, eserlerinin günlük yaşamda adres tariflerinde dahi kullanılmasının kendisi için taşıdığı anlamı, “Adres verirken insanlar ‘Lale Meydanı’, ‘Merkez Efendi’nin orası’ diyor. Bu benim için çok büyük mutluluk. Heykellerim şehrin hafızasında yaşıyor.” sözleriyle anlattı.

Sevener’in bilinen çalışmaları arasında 1992 tarihli Gördes Şehit Makbule Hanım Anıtı, 1996 tarihli Merkez Efendi Heykeli, 1998'de Manisa ile ilişkili beş Osmanlı padişahını betimlediği Şehzadeler Anıtı, 1999 tarihli Lale Heykelleri, 2000 tarihli Manisa Tarzanı Heykeli ve 2002 yılında hazırladığı Sekiz Havuz kabartmaları bulunuyor.

Sanatçı ayrıca Horozköy Horoz Heykeli, Saruhan Bey Heykeli, çeşitli Yunus Emre büstleri, mermer figürler ve alçı rölyefler hazırladı. Çocukluk yıllarında Turgutlu’da kil ile başlayan sanat yolculuğunu sürdüren Sevener, bugün Şehzadeler’deki Tarihi Kurşunlu Han’da çalışmalarına devam ediyor.