AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu: “Türkiye küresel güç olma yolunda ilerliyor”

AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla makale kaleme alan AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, Türkiye’nin demokrasi yolculuğunu, siyasi krizler ve vesayet mücadelelerini, son 25 yıldaki altyapı ve savunma sanayii hamlelerini değerlendirdi. Kasapoğlu, “Terörsüz Türkiye” vizyonunun ülkenin geleceği açısından kritik olduğunu belirtti.

Ağustos 15, 2026 - 12:15
AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu: “Türkiye küresel güç olma yolunda ilerliyor”

AK Parti İzmir Milletvekili ve önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, AK Parti’nin kuruluşunun 25. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı makalesinde Türkiye’nin son çeyrek asırlık siyasi ve demokratik dönüşümünü değerlendirdi. Kasapoğlu, 14 Ağustos 2001’de başlayan sürecin yalnızca bir siyasi partinin kuruluş hikâyesi olmadığını, Türkiye’nin sivil iradeyle kendi kaderini tayin etme mücadelesinin önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

Kasapoğlu, Türkiye’nin geçmişte siyasi krizler, antidemokratik müdahaleler ve vesayet baskılarıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, “Türkiye; geçmişte siyasi krizler, anti demokratik müdahaleler ve vesayet baskılarıyla çetin sınavlardan geçti. Sürekli kendini tekrar eden bu krizler, yönetim mekanizmalarını felç etmenin ötesinde, bu ülkenin yarınlarını da ağır bir yük altında bıraktı.” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin 25 yıldır sandıktan meşruiyet alan bir siyasi hareket olarak varlığını sürdürmesini demokrasi tarihi açısından değerlendiren Kasapoğlu, “İşte bu iklimde, çeyrek asır boyunca meşruiyetini kesintisiz şekilde sandıktan alan bir siyasi hareketin yükselişi, hiç şüphesiz Türk demokrasi tarihinin en büyük zihniyet devrimi olmuştur.” dedi.

“DEVLET İLE MİLLET ARASINDAKİ KÖPRÜLER ONARILDI”

14 Ağustos’un AK Parti açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Kasapoğlu, kuruluş yıl dönümünün Ankara’da gerçekleştirilen mitingle kutlandığını hatırlattı. Kasapoğlu, “Bu tarihi milat; bir siyasi partinin çeyrek asırlık takvim yapraklarına vurgu yapmaktan öte, Türkiye’nin sivil iradeyle kendi kaderini tayin etme mücadelesinin bir kutlamasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Kasapoğlu, 2001 yılında ekonomik krizler, istikrarsız koalisyon hükümetleri ve bürokratik vesayet tartışmaları arasında toplumsal özgüvenin zayıfladığını belirterek, geride kalan 25 yılın temel anlamının “devlet ile millet arasındaki yıkılmış köprülerin onarılması” olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin demokrasi yolculuğunun çeşitli siyasi ve toplumsal krizlerle sınandığını ifade eden Kasapoğlu, parti kapatma davaları, 27 Nisan e-muhtırası, Gezi olayları, 17-25 Aralık süreci, çukur eylemleri ve 15 Temmuz darbe girişimini sıraladı. Kasapoğlu, “Saymaya kalkıştığımızda her biri bir ülkenin demokratik rejimini tümden felç edebilecek boyuttaki bu türbülanslar, milletimizin sarsılmaz iradesi ve Cumhurbaşkanımızın kararlılığı sayesinde bertaraf edildi.” ifadelerini kullandı.

Kasapoğlu, 25 yıllık süreçteki demokratik dönüşümün en önemli sonuçlarından birinin sandığın meşruiyetin temel kaynağı haline gelmesi olduğunu belirterek, “Demokrasi, sadece seçim günü oy kullanma ritüeli olmaktan çıkmıştır. Demokrasi, farklı inançların, kimliklerin ve düşüncelerin kendisini özgürce ifade edebildiği, fırsat eşitliğinin her yurttaş için geçerli kılındığı kapsayıcı bir toplumsal çatıya dönüştürülmüştür.” dedi.

“TÜRKİYE YAPAR VE EN İYİSİNİ YAPAR”

Kasapoğlu, AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’nin küresel ölçekte daha güçlü bir konuma taşınmasına yönelik altyapının oluşturulduğunu savundu. Siyasi başarının seçim dönemlerine yönelik vaatlerle sınırlı kalmadığını belirten Kasapoğlu, her seçim sonrasında yeni yatırımlar ve stratejik hedefler için zemin oluşturulduğunu ifade etti.

Bölünmüş yollar, yüksek hızlı tren hatları, köprüler, havaalanları, şehir hastaneleri, TOGG, doğal gaz keşifleri, uydular ile İHA ve SİHA teknolojilerini Türkiye’nin son 25 yıldaki dönüşümünün örnekleri arasında gösteren Kasapoğlu, bu yatırımların sonraki aşamalara zemin hazırladığını kaydetti.

Kasapoğlu, dönüşümün yalnızca altyapı ve teknoloji yatırımlarından ibaret olmadığını belirterek, “Bir zamanlar ‘biz yapamayız, bize yaptırmazlar’ çaresizliğiyle ezilen bir toplum, bugün ‘Türkiye yapar ve en iyisini yapar’ aşamasına gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE VİZYONU EN KRİTİK STRATEJİK HEDEF”

Makalesinde “Terörsüz Türkiye” vizyonuna da yer veren Kasapoğlu, Türkiye’nin on yıllardır terör nedeniyle kaybettiği huzur, insan kaynağı, enerji ve ekonomik gücün yeniden ülkenin geleceğine yönlendirilmesinin kritik olduğunu belirtti.

Kasapoğlu, “Şu aşamada ülkemizin geleceğini şekillendiren en kritik stratejik hedef, hiç şüphesiz ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonudur.” dedi.

Bu hedefin yasal ve toplumsal zemininin TBMM çatısı altında şekillendiğini belirten Kasapoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda parti gruplarının geniş uzlaşısıyla kabul edildiğini ifade ettiği Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun teklifine de değindi. Kasapoğlu, söz konusu düzenlemenin “devlet aklıyla millet iradesinin ortak mührü” olduğunu savundu.

Kasapoğlu, farklı siyasi görüşlerden milletvekillerinin destek verdiğini belirttiği düzenlemenin Türkiye’nin iç bütünlüğünü güçlendirme iradesini yasal güvenceye kavuşturduğunu kaydetti.

“Terörün tamamen ortadan kalktığı, silahların ve şiddetin yerini tam manasıyla hukuka, siyasete ve kardeşlik hukukuna bıraktığı bu yeni evre; Cumhuriyetimizin ikinci asrını ‘Türkiye Yüzyılı’ yapacak ana sütundur.” ifadelerini kullanan Kasapoğlu, Türkiye’nin önündeki dönemin demokratik birikim ve stratejik hedefler doğrultusunda şekilleneceğini belirtti.

Kasapoğlu, AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümünün geçmiş 25 yılın değerlendirilmesi kadar geleceğe ilişkin hedeflerin ortaya konulması açısından da önem taşıdığını belirterek, “Bugün Türkiye; vesayeti yenmiş demokrasisi, kendi ayakları üzerinde duran güçlü ekonomisi ve teknolojik bağımsızlığı ile aydınlık yarınlara yönelik emellerine hiç olmadığı kadar yakındır.” dedi.

Kasapoğlu, 25 yıl önce atılan adımın Türkiye’yi küresel bir güç odağı olma hedefine taşıdığını belirterek, “25 yıl önce atılan o ilk adım, bugün devlet ve milletin el ele vermesiyle, Türkiye’yi küresel bir güç odağı yapma hedefine emin adımlarla taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI