CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever: “Çocuklar korunmayı bekliyor”

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, TÜİK’in 2025 yılı verilerine dikkat çekerek çocukların şiddet, istismar, yoksulluk ve suç örgütlerinden korunması için yalnızca cezaların artırılmasının yeterli olmadığını belirtti. Gülsever, önleyici sosyal politikaların güçlendirilmesi ve kamusal bir çocuk koruma sisteminin kurulması çağrısında bulundu.

Ağustos 14, 2026 - 13:42
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever: “Çocuklar korunmayı bekliyor”


CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 yılı verilerinin çocukların karşı karşıya kaldığı şiddet, istismar ve suç mağduriyetine ilişkin tabloyu ortaya koyduğunu belirterek çocukların korunmasına yönelik kapsamlı bir kamu politikası çağrısı yaptı. Cezaların ağırlaştırılmasının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Gülsever, çocukları risklerle karşılaşmadan önce koruyacak sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Gülsever, TÜİK verilerine göre 2025 yılında çocukların karıştığı 609 bin 959 olayın güvenlik birimlerinin kayıtlarına yansıdığını, bunların 267 bin 794’ünde çocukların mağdur olarak kaydedildiğini aktardı.

“Açıklanan verilerin arkasında korunamayan çocuklar var”

Suç mağduriyeti nedeniyle kayıtlara geçen 224 bin 579 olayın yüzde 59,2’sinin yaralama, yüzde 10,3’ünün cinsel suçlar, yüzde 8,5’inin aile düzenine karşı suçlar ve yüzde 5’inin tehdit nedeniyle gerçekleştiğini belirten Gülsever, “Bu rakamların her biri, korunamayan bir çocuğun yaşadığı korkuyu ve görmezden gelinen bir hayatı anlatmaktadır.” dedi.

Açıklanan sayıların tekil çocuk sayısını değil, güvenlik birimlerine yansıyan olay kayıtlarını ifade ettiğini vurgulayan Gülsever, aynı çocuğun birden fazla olay nedeniyle kayıtlara girmiş olabileceğini kaydetti.

Gülsever, bu teknik ayrımın tablonun ağırlığını azaltmadığını ifade ederek korktuğu için konuşamayan, şiddeti uygulayan kişiyle aynı evde yaşamak zorunda kalan, istismarı fark edilmeyen veya başvuru yollarını bilmeyen çocukların sayısının bilinmediğini söyledi.

“Çocukları yalnızca suça sürüklendiklerinde hatırlayan anlayışı kabul etmiyoruz”

Çocukların uğradığı şiddet ve istismarın yalnızca adli vaka veya istatistik olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Gülsever, yaşananların sosyal devlet, eğitim sistemi, koruyucu hizmetler ve erken müdahale mekanizmaları açısından ele alınması gerektiğini söyledi.

Gülsever, “Bu çocukları suça, şiddete ve istismara açık hâle getiren koşullar neden ortadan kaldırılmıyor?” diye sordu.

TBMM’de kabul edilen düzenlemeyle “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirildiğini hatırlatan Gülsever, 15-18 yaş grubundaki çocuklara kasten öldürme ve ağır sonuçlara yol açan yaralama suçlarında uygulanan yaş indiriminin hâkimin takdirine bırakıldığını ve hapis cezası sürelerinin artırıldığını belirtti.

Düzenlemeyle silahını gerekli şekilde muhafaza etmeyerek bir çocuğun eline geçmesine neden olanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesinin kabul edildiğini aktaran Gülsever, çocuklarına karşı bakım ve eğitim sorumluluğunu yerine getirmeyen, çocuklarının güvenliğini ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye atan anne veya babalara uygulanacak cezaların da artırıldığını kaydetti.

Gülsever ayrıca hamile olduğunu bildiği eşini veya birlikte yaşadığı ve kendisinden hamile olduğunu bildiği kadını çaresiz durumda terk edenlere uygulanacak cezanın 6 aydan 2 yıla yükseltildiğini ifade etti.

“Cezaları ağırlaştırmak tek başına çocukları korumaya yetmez”

Kanunlarda kullanılan ifadelerin değiştirilmesi ve cezaların ağırlaştırılmasının çocukların suçtan ve şiddetten korunması için tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Gülsever, çocukları suç örgütleri, yoksulluk, okuldan kopuş, bağımlılık ve aile içi şiddetten daha suça sürüklenmeden koruyacak güçlü bir sosyal politika kurulmasını istedi.

Çocuk adaletinin ölçüsünün yalnızca verilen cezanın süresi olmadığını belirten Gülsever, çocuğun okuluna dönmesi, şiddetten uzaklaşması, rehabilite edilmesi ve yeniden topluma kazandırılmasının temel hedef olması gerektiğini söyledi.

“Çocukların güvenliğinden sosyal devlet sorumludur”

Gülsever, “Bir çocuk okuldan koptuğunda, yoksulluk içinde büyüdüğünde, aile içi şiddete tanık olduğunda, madde bağımlılığı ve suç örgütleriyle karşı karşıya kaldığında devlet nerede?” diye sordu.

Çocukların korunmasının yalnızca ailelerin ve özellikle annelerin sorumluluğuna bırakılamayacağını ifade eden Gülsever, kadınların güvenceli gelir, güvenli barınma, ücretsiz kreş ve psikososyal desteğe erişemediği koşullarda çocukların güvenliğinin de zayıfladığını savundu. Gülsever, kadınların güçlendirilmesi ile çocukların korunmasının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini kaydetti.

Gülsever’den iktidara beş soru

Gülsever, çocuk koruma politikaları kapsamında iktidara, “Çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismar vakalarının kaçı etkin biçimde soruşturulmaktadır? Kaç çocuk, hakkında koruma kararı alınmasına rağmen şiddetin yaşandığı ortama geri gönderilmektedir? Okullarda yeterli sayıda psikolog, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanı neden bulunmamaktadır? Çocukları uyuşturucu ticaretinde ve organize suçlarda kullanan yapılarla mücadele etmek için hangi önlemler alınmaktadır? Çocukların yaşına, cinsiyetine, yaşadığı ile, faille yakınlık derecesine ve soruşturma sonuçlarına ilişkin ayrıntılı veriler neden şeffaf biçimde açıklanmamaktadır?” sorularını yöneltti.

CHP Kadın Kollarından çocuk koruma politikası önerileri

Gülsever, olay gerçekleştikten sonra müdahale eden bir sistem yerine şiddet ve istismarı ortaya çıkmadan önlemeyi hedefleyen bir kamu düzenine ihtiyaç bulunduğunu belirtti.

CHP Kadın Kollarının önerilerini açıklayan Gülsever, okullardaki rehberlik ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesini, çocuk ihmali ve istismarını erken aşamada tespit edecek kurumlar arası izleme sistemi kurulmasını ve Çocuk İzlem Merkezlerinin bütün illerde erişilebilir hâle getirilmesini istedi.

Mağdur çocukların defalarca ifade vermek zorunda bırakılmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Gülsever, çocuğa yönelik şiddet ve cinsel istismar soruşturmalarının hızlı ve etkin yürütülmesi ve cezasızlığa izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.

Gülsever, çocukları kullanan uyuşturucu ve suç örgütleriyle mücadele edilmesi, her çocuğun ücretsiz okul yemeği, sağlık hizmetleri, eğitim materyalleri, kültür ve spor olanaklarına erişiminin güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Mahalle bazlı ücretsiz ve nitelikli kreşlerin yaygınlaştırılması ve bakım hizmetlerinin kamusal bir hak hâline getirilmesi gerektiğini kaydeden Gülsever, çocuklara ilişkin verilerin de düzenli, ayrıntılı ve şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

“Hiçbir çocuğu şiddete, istismara ve yoksulluğa teslim etmeyeceğiz”

Çocukların korunmasını yardım veya tercih meselesi olarak değil, sosyal devletin temel sorumluluğu olarak gördüklerini belirten Gülsever, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Cumhuriyet, çocukların korkuyla değil güvenle; yoksullukla değil umutla büyümesidir. Cumhuriyet, her çocuğun eşit eğitim, sağlıklı beslenme, güvenli barınma ve nitelikli bakım hakkına sahip olmasıdır. Bizim kuracağımız düzende hiçbir çocuk doğduğu evin, yaşadığı mahallenin veya ailesinin ekonomik koşullarının kaderine terk edilmeyecektir. Bir ülkenin çocukları güvenlik birimlerinin kayıtlarında değil; okulda, parkta, sanatta ve sporla büyümelidir. Çocukların sustuğu yerde biz konuşacağız. Görülmeyen her çocuğu görecek, duyulmayan her çocuğun sesini duyuracağız. Hiçbir çocuğun yalnız ve çaresiz bırakılmadığı, yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.”


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI