DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “TÜİK gerçek enflasyonu açıklamadıkça, refah payı verilmedikçe milyonlar yoksullaşmaya devam edecek”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, 3 Temmuz'da açıklanacak Haziran ayı enflasyon verileri öncesinde TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranları ile bağımsız araştırma kuruluşlarının verileri arasındaki farkın milyonlarca memur, emekli ve asgari ücretlinin gelirini olumsuz etkilediğini belirterek, refah payı ve gerçek enflasyonun esas alınması çağrısında bulundu.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, 3 Temmuz'da açıklanacak Haziran ayı enflasyon verileri öncesinde yaptığı değerlendirmede, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon oranları ile bağımsız araştırma kuruluşlarının hesaplamaları arasında uzun süredir ciddi farklılıklar bulunduğunu belirtti. Karal, bu durumun milyonlarca memur, memur emeklisi ve işçi emeklisinin maaş artışlarını doğrudan etkilediğini ifade etti.
"3 Temmuz'da açıklanacak rakam gerçek anlamda zam olmayacak"
Hasan Karal, "Bağımsız araştırma kuruluşlarının açıkladığı enflasyon ile TÜİK'in açıkladığı oranlar arasında kimi dönemlerde iki kata yaklaşan fark oluşuyor. Maaş artışları TÜİK'in açıkladığı verilere göre belirlendiği için milyonlarca çalışanın ve emeklinin alım gücü her geçen gün biraz daha eriyor. 3 Temmuz'da açıklanacak rakam da gerçek anlamda bir zam değil, yüksek enflasyon karşısında aylar önce kaybedilen alım gücünün eksik bir telafisi olacak. Daha da vahimi, milyonlarca asgari ücretli ise hiçbir ücret artışından yararlanamayacak. Bu, sosyal devlet anlayışıyla da vicdanla da bağdaşmayan büyük bir adaletsizliktir." dedi.
"Geçim maliyeti altı ayda yaklaşık 15 bin lira arttı"
TÜRK-İŞ'in Haziran 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması'na da değinen Karal, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 35 bin 759 liraya, yoksulluk sınırının ise 116 bin 478 liraya yükseldiğini hatırlattı.
Karal, "Ocak ayında 31 bin 224 lira olan açlık sınırı Haziran ayında 35 bin 759 liraya çıktı. Yoksulluk sınırı ise 101 bin 706 liradan 116 bin 478 liraya yükseldi. Sadece altı ayda dört kişilik bir ailenin temel yaşam maliyeti yaklaşık 15 bin lira arttı. Bu tablo, vatandaşın çarşıda, pazarda ve mutfakta her gün yaşadığı hayat pahalılığının en somut göstergesidir." ifadelerini kullandı.
"Enflasyon farkı zam değildir"
3 Temmuz'da açıklanacak maaş artışlarının kamuoyunda "zam" olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirten Karal, "Enflasyon farkı bir zam değildir. Enflasyon farkı, aylar önce vatandaşın cebinden çıkan paranın gecikmeli ve eksik şekilde telafi edilmesidir. Gerçek refah artışı, bunun üzerine refah payı eklendiğinde olur. Bugün yapılmak istenen ise vatandaşın kaybettiği alım gücünün tamamını bile geri vermekten uzaktır." değerlendirmesinde bulundu.
"Refah payı verilmedikçe yoksulluk büyümeye devam edecek"
Asgari ücrete ara zam yapılmamasını da eleştiren Karal, "Enflasyon yalnızca memuru ya da emekliyi etkilemiyor; asgari ücretliyi de aynı şekilde etkiliyor. O halde ücret artışı da toplumun tüm kesimlerini kapsamalıdır. Ekonomide güven, doğru veriler ve adil gelir politikalarıyla yeniden tesis edilebilir. Refah payı vermedikçe, TÜİK toplumun güven duyacağı şeffaf ve gerçekçi enflasyon verileri açıklamadıkça, ücret artışlarını vatandaşın gerçek hayat maliyetine göre belirlemedikçe ve milyonlarca asgari ücretliyi kaderine terk ettikçe yoksulluk büyümeye devam edecek. Enflasyonu düşük göstermek vatandaşın cebini doldurmuyor. Devletin görevi vatandaşını hayat pahalılığı karşısında korumaktır. Çalışanın, emeklinin ve dar gelirlinin alın terini enflasyon karşısında eritmek de milyonlarca asgari ücretliyi hiçbir ücret artışı olmadan hayat pahalılığıyla baş başa bırakmak da kul hakkıdır. DEVA Partisi olarak gerçek enflasyonun esas alındığı, refah payının kalıcı hale getirildiği, adil gelir dağılımının sağlandığı ve hiç kimsenin enflasyon karşısında yoksullaşmadığı bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz." dedi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI