DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan: “Asıl güçlü devlet, çocuğun eline silah verilmeden önce o eli tutabilen devlettir”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, TBMM’de kabul edilen ve çocuk adalet sisteminde değişiklikler öngören kanun teklifini değerlendirdi. Cezaların artırılmasının tek başına çocuk suçluluğunu önleyemeyeceğini belirten Sudan, risk altındaki çocuklar için erken müdahaleden psikososyal desteğe, okul terkinin takibinden suç örgütleriyle mücadeleye uzanan kapsamlı öneriler açıkladı.

Ağustos 11, 2026 - 10:49
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan: “Asıl güçlü devlet, çocuğun eline silah verilmeden önce o eli tutabilen devlettir”


DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, TBMM’de kabul edilen ve çocuk adalet sistemine ilişkin değişiklikler içeren kanun teklifine ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Çocuk suçluluğuyla mücadelenin yalnızca hapis cezalarının artırılması üzerinden yürütülemeyeceğini belirten Sudan, önleyici sosyal politikaların ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Sudan, risk altındaki her çocuk için erken uyarı ve erken müdahale sistemi kurulmasını, okul terkinin çocuk ve aile bazında takip edilmesini, her ilçede ücretsiz psikososyal destek merkezlerinin güçlendirilmesini ve çocukları kullanan yetişkinler ile örgütlü suç yapılarına yönelik mücadelenin artırılmasını istedi.

“Toplumun güvenliğini de çocukların üstün yararını da aynı anda korumak zorundayız”

Çocukların işlediği suçlar karşısında mağdurların adalet talebinin de çocukların üstün yararının da gözetilmesi gerektiğini belirten Sudan, “Çocukların işlediği suçları görmezden gelemeyiz. Mağdurların adalet talebini yok sayamayız. Toplumun güvenliğini de çocukların üstün yararını da aynı anda korumak zorundayız. Ancak çocuk suçluluğuyla mücadeleyi yalnızca ceza sürelerini artıran bir yaklaşım üzerinden ele almak, sorunun tamamını çözmez.” ifadelerini kullandı.

“Bir çocuğu yıllarca cezaevinde tutmak, onu suça sürükleyen mekanizmayı ortadan kaldırıyor mu?”

Kabul edilen düzenlemeyle özellikle ağır suçlarda çocuklara uygulanacak hapis cezalarının sınırlarının yükseltildiğine dikkati çeken Sudan, “12-15 yaş grubunda ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 13 ila 18 yıl, müebbet gerektiren suçlarda 10 ila 12 yıl; 15-18 yaş grubunda ise ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 19 ila 27 yıl, müebbet gerektiren suçlarda 15 ila 18 yıl arasında hapis cezaları öngörülüyor.” bilgisini paylaştı.

Sudan, düzenlemeye ilişkin temel tartışmanın ceza sürelerinin ötesinde yapılması gerektiğini belirterek, “Burada sormamız gereken temel soru şudur: Bir çocuğu yıllarca cezaevinde tutmak, onu suça sürükleyen mekanizmayı ortadan kaldırıyor mu?” diye sordu.

“Çocuk suçun yalnızca faili değildir”

Cezanın tek başına çocuk suçluluğunu ortadan kaldırmayacağını savunan Sudan, çocukların suç örgütlerinden, uyuşturucudan ve dijital ortamda karşılaştıkları risklerden korunmasının önemine işaret etti.

Sudan, “Çocuğu suç örgütlerinin elinden alamıyorsak, uyuşturucudan koruyamıyorsak, okuldan kopmasını engelleyemiyorsak, aileye sosyal destek sağlayamıyorsak, psikolojik desteğe zamanında ulaştıramıyorsak ve çocukların dijital dünyada şiddet, suç ve bağımlılık ağlarına sürüklenmesini önleyemiyorsak, yalnızca cezayı artırarak çocuk suçluluğunu ortadan kaldıramayız. Çünkü çocuk suçun yalnızca faili değildir; çoğu zaman aynı zamanda suç düzeninin mağdurudur.” değerlendirmesinde bulundu.

“Çocuk, yaptığı hatadan ibaret değildir”

Kanun teklifindeki bazı düzenlemeleri olumlu bulduğunu da ifade eden Sudan, çocukların ateşli silahlara erişiminin engellenmesine yönelik hükümlere dikkati çekti.

Silahını gerekli dikkat ve özenle muhafaza etmeyerek çocuğun silaha ulaşmasına neden olan kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getirilmesini önemli bulduğunu belirten Sudan, 18 yaşından küçüklere belirli kesici, delici ve bereleyici aletlerin satışının ve çocuklar tarafından taşınmasının yasaklanmasını da önleyici güvenlik açısından değerlendirdi.

Mevzuattaki “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmesine de değinen Sudan, “Çünkü çocuk, yaptığı hatadan ibaret değildir. Çocuğun hayatını tek bir suç üzerinden tanımlamak, onun yeniden topluma kazandırılmasının önüne geçebilir.” dedi.

“Çocuğu suçtan korumak, suç işledikten sonra başlayan bir süreç değildir”

Çocuklara yönelik koruma mekanizmasının suç işlendikten sonra değil, risklerin ortaya çıktığı aşamada devreye girmesi gerektiğini belirten Sudan, devlet kurumlarının sorumluluğuna işaret etti.

Sudan, “Çocuk daha suça bulaşmadan devletin yanında olması gerekir. Okuldan kopan çocuğu kim takip edecek? Ailesinde şiddet bulunan çocuğu kim koruyacak? Uyuşturucu ağı tarafından hedef alınan çocuğu kim fark edecek? Sokakta örgütlenen çocuk gruplarını kim izleyecek? Sosyal medyada suç ve şiddet içerikleriyle kuşatılan çocuk için kim müdahale edecek?” ifadelerini kullandı.

Çocukları suç örgütlerine dahil eden yetişkinlere ve suç ağlarına yönelik mücadelenin de sorgulanması gerektiğini belirten Sudan, “Çocuğu suç örgütüne kazandıran yetişkinlere ve suç ağlarına karşı mücadele ne kadar güçlü olacak? İşte çocuk politikamızın merkezinde bu sorular bulunmalıdır.” açıklamasını yaptı.

“Türkiye’nin ihtiyacı sosyal devlet mekanizmasını güçlendirmektir”

Çocuk adalet sisteminin yalnızca güvenlik ve yargı kurumlarından oluşmadığını vurgulayan Sudan, öğretmenlerin, sosyal hizmet uzmanlarının, psikologların, ailelerin, okulların, belediyelerin ve sağlık sisteminin de sürecin parçası olduğunu belirtti.

Sudan, “Kanunda çocuk hakkında sosyal inceleme, yönlendirme, rehabilitasyon ve çocuğun bireysel özelliklerine göre müdahale planları öngörülmesi bu açıdan önemlidir. Fakat bu mekanizmaların kâğıt üzerinde kalmaması gerekir.” ifadelerine yer verdi.

Çocukların suçla tanışmasını engelleyecek politikaların güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Sudan, “Türkiye’nin ihtiyacı çocuk cezaevlerinin kapasitesini artırmak değil, çocukların suçla tanışmasını engelleyen sosyal devlet mekanizmasını güçlendirmektir.” dedi.

“Bizim önerimiz açıktır”

Sudan, çocukların suçtan korunması amacıyla risk altındaki çocuklara yönelik erken uyarı ve erken müdahale sistemi kurulmasını, okul terkinin çocuk ve aile bazında takip edilmesini ve her ilçede çocuklar ile ergenlere ücretsiz hizmet verecek psikososyal destek merkezlerinin güçlendirilmesini önerdi.

Suç örgütlerinin çocukları kullanmasına yönelik mücadelenin yalnızca çocuklara değil, çocukları kullanan yetişkinlere ve örgütlü yapılara odaklanmasını isteyen Sudan, uyuşturucu, yasa dışı bahis, dijital bağımlılık ve şiddet içeriklerine karşı bütüncül çocuk koruma politikalarının uygulanması gerektiğini belirtti.

Sudan ayrıca yeniden suça sürüklenmenin önlenmesi amacıyla ceza sonrası eğitim, meslek edinme ve sosyal hayata dönüş programlarının zorunlu hale getirilmesini, ailelerin ekonomik ve sosyal sorunları nedeniyle çocukların suça sürüklenmesini engelleyecek destek mekanizmalarının kurulmasını istedi.

Çocuk adalet sisteminde görev alan hâkim, savcı, kolluk personeli, sosyal hizmet uzmanı ve psikologların çocuk adaleti alanında uzmanlaşmasının sağlanması gerektiğini de ifade etti.

“Asıl güçlü devlet, çocuğun eline silah verilmeden önce o eli tutabilen devlettir”

Sudan, açıklamasının sonunda cezalandırma ile önleyici politikaların birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Bir çocuğu kurtarmak yalnızca o çocuğu değil, toplumun geleceğini kurtarmaktır. Fakat bunu yapmanın yolu sadece cezayı ağırlaştırmak değildir. Çocuğu suça sürükleyen bataklığı kurutmadan, sadece çocuğu cezalandırmak adaletin eksik kalmasıdır.” ifadelerini kullandı.

Mağdurun hakkı, toplum güvenliği ve çocuğun üstün yararının birlikte korunması gerektiğini vurgulayan Sudan, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarımızı suçtan korumak istiyorsak, suç işledikten sonra onları cezalandırmayı değil, suça sürüklenmeden önce onları görmeyi, duymayı ve korumayı başarmalıyız. Çünkü devletin görevi yalnızca suç işleyeni cezalandırmak değildir. Asıl güçlü devlet, çocuğun eline silah verilmeden önce o eli tutabilen devlettir.”


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI