DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan: “Deprem olmadan önce riski ortadan kaldıran bir yönetim anlayışına ihtiyacımız var”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde yaptığı açıklamada güvenli yapı ihtiyacının sürdüğüne dikkat çekti. Riskli yapı stokunun hızla tespit edilmesini, kentsel dönüşümün insan hayatını merkeze almasını ve afet hazırlıklarının güçlendirilmesini isteyen Sudan’ın yedi başlıkta sıraladığı çağrılara yakından bakın.

Ağustos 17, 2026 - 19:53
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan: “Deprem olmadan önce riski ortadan kaldıran bir yönetim anlayışına ihtiyacımız var”


DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Depremi bizzat yaşadığını belirten Sudan, hayatını kaybedenleri anarken aradan geçen 27 yıla rağmen milyonlarca vatandaşın güvenli yapı ihtiyacının devam ettiğini ve çok sayıda kişinin yaşadığı binanın depreme dayanıklılığını bilmediğini ifade etti.

Riskli yapı stokunun tespiti ve dönüşümünün hızlandırılması çağrısında bulunan Sudan; kentsel dönüşümün rant odaklı değil, insan hayatını merkeze alan bir anlayışla yürütülmesini istedi. Sudan ayrıca okul, hastane ve kamu binalarının deprem güvenliğinin eksiksiz sağlanması, kırılgan gruplar için afet öncesi ve sonrası sosyal destek planlarının hazırlanması gerektiğini kaydetti.

“Deprem bir doğa olayıdır; ihmaller ise felaketi büyütür”

17 Ağustos gecesine ilişkin hatıralarını paylaşan Sudan, “17 Ağustos 1999… Saat 03.02’de Kocaeli’de hayat durdu. Binlerce insanımızı kaybettik, on binlerce vatandaşımız yaralandı, yüz binlerce insanımız evsiz kaldı. Ben de 17 Ağustos depremini yaşamış biri olarak, aradan geçen 27 yıla rağmen o gecenin korkusunu, sessizliğini ve acısını hafızamda taşıyorum.” ifadelerini kullandı.

Yıl dönümünün yalnızca geçmişi anmak için değil, geleceğe ilişkin sorumluluğu hatırlamak için de önemli olduğunu vurgulayan Sudan, “Çünkü 17 Ağustos bize çok ağır bir gerçeği öğretti: Deprem bir doğa olayıdır; ihmaller ise felaketi büyütür.” dedi.

“Güvenli olup olmadığını bilmek en temel yaşam hakkıdır”

Türkiye’nin deprem riskiyle karşı karşıya bulunduğuna işaret eden Sudan, geçen 27 yılda önemli adımlar atıldığını ancak güvenli yapı ihtiyacının ortadan kalkmadığını belirtti.

Sudan, “Başta Marmara Bölgesi olmak üzere milyonlarca insanımızın güvenli yapı ihtiyacı devam ediyor. Bugün vatandaşlarımızın önemli bir kısmı hâlâ yaşadığı binanın depreme dayanıklı olup olmadığını bilmiyor. Bu kabul edilebilir değildir. Bir insanın yaşadığı evin güvenli olup olmadığını bilmesi lüks değil, en temel yaşam hakkıdır.” ifadelerine yer verdi.

“Deprem olmadan önce riski ortadan kaldıran bir yönetim anlayışına ihtiyacımız var”

Afet yönetiminde müdahaleden önce hazırlık ve risk azaltmanın esas alınmasını isteyen Sudan, “Deprem olduktan sonra enkaz kaldıran değil, deprem olmadan önce riski ortadan kaldıran bir yönetim anlayışına ihtiyacımız var.” dedi.

Sudan, alınması gerektiğini belirttiği önlemleri yedi başlıkta sıraladı. Riskli yapı stokunun tespit edilerek dönüşümünün hızlandırılmasını isteyen Sudan, kentsel dönüşümün rant odaklı değil insan hayatını merkeze alan bir yaklaşımla yürütülmesi ve deprem dönüşümünün vatandaş üzerindeki ekonomik yükünün azaltılması gerektiğini belirtti.

Toplanma alanlarının korunması ve yeterliliklerinin düzenli denetlenmesi çağrısı yapan Sudan, okulların, hastanelerin ve kamu binalarının deprem güvenliğinin eksiksiz sağlanmasını istedi. Yerel yönetimlerin afetlere hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Sudan; kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve diğer kırılgan gruplar için afet öncesi ve sonrasını kapsayan sosyal destek planlarının hazırlanmasını talep etti.

“Afet yönetimi toplumun tamamının ortak sorumluluğu”

Afetlere hazırlığın yalnızca merkezi yönetimin görevi olarak görülemeyeceğini belirten Sudan, “Bunun yanında afet yönetimi yalnızca merkezi yönetimin değil, yerel yönetimlerin, sivil toplumun, akademisyenlerin ve toplumun tamamının ortak sorumluluğu olarak ele alınmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“Yeni bir deprem olduğunda ne kadar hazırız?”

17 Ağustos’un yıl dönümünde hazırlık düzeyinin sorgulanması gerektiğini vurgulayan Sudan, “Bugün 17 Ağustos’ta hayatını kaybeden vatandaşlarımızı anarken kendimize şu soruyu sormalıyız: Yeni bir deprem olduğunda ne kadar hazırız? Bu sorunun cevabını deprem olduktan sonra aramak için artık vaktimiz yok.” dedi.

Bilim insanlarının uyarılarının dikkate alınması gerektiğini belirten Sudan, “Bugün yapılması gereken; bilim insanlarının uyarılarını dikkate almak, şehirlerimizi depreme dirençli hale getirmek ve vatandaşlarımızın can güvenliğini siyasi tartışmaların üzerinde tutmaktır.” ifadelerini kullandı.

“İnsan hayatı hiçbir siyasi hesabın konusu olamaz”

Deprem ve afet hazırlıklarının siyaset üstü değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Sudan, “Çünkü deprem siyaset üstü bir meseledir. İnsan hayatı hiçbir siyasi hesabın konusu olamaz. 17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçti. Acımız dinmedi. Hafızamız silinmedi. Ve sorumluluğumuz bitmedi.” dedi.

“Biz 17 Ağustos’u unutmadık, unutturmayacağız”

Açıklamasının sonunda 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yaşamını yitirenleri anan Sudan, “Biz 17 Ağustos’u unutmadık, unutturmayacağız. Bu topraklarda bir daha hiçbir annenin çocuğunu, hiçbir çocuğun ailesini enkaz altında aramaması için; depreme dirençli şehirler ve güvenli bir gelecek için mücadele etmeye devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

Sudan, “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarını kaybeden ailelerimizin acısını yürekten paylaşıyorum. Unutmadık. Unutturmayacağız. Tedbir alacağız. Hazırlanacağız. Yaşatacağız.” sözleriyle açıklamasını tamamladı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI