Egeli Sosyoloji Öğrencileri Karaburun Yayla Mahallesi’nde Kırsal Dönüşümü Yerinde İnceledi

Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencileri, Karaburun’un iki asırlık Yörük yerleşimlerinden Yayla Mahallesi’nde gerçekleştirdikleri saha çalışmasında kırsal yaşamın dönüşümünü yerinde gözlemledi. Köy sosyolojisi dersi kapsamında yapılan incelemelerde göç, tarımsal üretim, kuşak değişimi ve kültürel dönüşüm gibi başlıklar ele alındı.

Mayıs 22, 2026 - 14:48
Egeli Sosyoloji Öğrencileri Karaburun Yayla Mahallesi’nde Kırsal Dönüşümü Yerinde İnceledi

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencileri, “Köy Sosyolojisi” dersi kapsamında Karaburun ilçesine bağlı Yayla Mahallesi’nde saha incelemesi gerçekleştirdi. Öğrenciler, köy muhtarı Hamza Koşar ve mahalle sakinleriyle bir araya gelerek iki asırlık Yörük köyündeki sosyal, ekonomik ve kültürel değişimi yerinde gözlemledi.

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Dilek Yeşiltuna koordinasyonunda gerçekleştirilen saha çalışmasında, kentleşmenin kırsal yaşam üzerindeki etkileri çok yönlü söyleşilerle değerlendirildi. Öğrenciler, hazırladıkları sosyolojik temalar doğrultusunda köy sakinleriyle derinlemesine görüşmeler yaptı.

“Her Yıl Farklı Bir Temayla Sahaya İniyoruz”

Saha çalışmalarının teorik eğitimi uygulamayla buluşturduğunu belirten Prof. Dr. Dilek Yeşiltuna, her yıl farklı bir köyde farklı sosyolojik başlıkları incelemeye çalıştıklarını söyledi.

Yeşiltuna, “Köyü seçerken bir temanın ön plana çıkmasına özen gösteriyoruz. Geçen yıl kapitalist çiftçilik yapılarının kırsal yaşam üzerindeki etkilerini incelemiştik. Bu yıl ise kırsaldaki farklılaşma ve değişim temasını dikkate alarak Karaburun Yayla Mahallesi’ni tercih ettik.” dedi.

Hayvancılığın giderek zayıfladığına dikkat çeken Yeşiltuna, “Kent çevresinde hobi bahçeleri gibi küçük üretici yapıları artıyor. Burası geçmişte hayvancılıkla tanınan, göç alma potansiyeli düşük ve daha kapalı bir köy yapısına sahip. Bu geleneklerin bugün ne durumda olduğunu yerinde görmek istedik.” ifadelerini kullandı.

Yörük Kültüründen Günümüze Sosyolojik Yolculuk

Öğrenciler, geçmişi 1700’lü yıllara ve Orta Asya’dan gelen Yörük göçlerine dayanan köyde üretim biçimleri, nüfus değişimi, sosyal ilişkiler ve ortak yaşam kültürü üzerine incelemelerde bulundu.

Köyün tarihine ilişkin bilgi veren Yayla Mahallesi Muhtarı Hamza Koşar, “Önceleri buralar mezra gibiydi. Sonradan burada kuvvetli bir su çıkınca herkes mezralardan buraya toplanmış ve bir köy oluşmuş.” dedi.

Koşar, geçmişte köyün tamamen kendi kendine yeten bir üretim modeline sahip olduğunu belirterek, “Benim çocukluğumda kimse dışarıdan un almazdı; tarhanasını, bulgurunu herkes kendi yapardı.” ifadelerini kullandı.

Göç Ve Yaşlanan Nüfus Dikkat Çekti

Saha araştırmasında köyden kente göçün yarattığı sosyal değişim de ele alındı. Geçmişte yaklaşık 80 hanenin bulunduğu ve okulunda onlarca öğrencinin eğitim gördüğü köyde bugün ağırlıklı olarak yaşlı nüfusun kaldığı tespit edildi.

Muhtar Hamza Koşar, “Benim çocukluğumda okulda 35-40 çocuk vardı. Şu anda köyde hiç genç yok. Çoğu yaşlı ve tek başına yaşıyor.” dedi.

Köy sakinleri, özellikle 1975 sonrası sanayileşmeyle birlikte gençlerin sigortalı iş umuduyla İzmir’e göç ettiğini ve yeni kuşakların toprakla bağının zayıfladığını anlattı.

“Yeni Kuşak Toprağın Kıymetini Bilmiyor”

Araştırmada kırsal yaşamı etkileyen çevresel ve ekonomik sorunlar da değerlendirildi. Hayvancılığın temel alanlarından meraların enerji projelerine tahsis edilmesi ve tarım arazilerinin satışa çıkarılması, köy yaşamı açısından önemli tehditler arasında gösterildi.

Muhtar Hamza Koşar, “Son yıllarda köyde tarla satışları başladı. Buralar eskiden arpa ve buğday depolarıydı. Yeni kuşak artık toprağın kıymetini pek bilmiyor.” diye konuştu.

Ege Üniversitesi öğrencilerinin gerçekleştirdiği saha çalışmasının, teorik bilgilerin uygulamalı deneyimle pekiştirilmesine katkı sağladığı belirtildi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI