Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Göbeklitepe’de araştırmalarımızı yeni alanlara taşıyoruz”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin kuzey kesiminde yaklaşık 80’e 70 metrelik alanda ilk kez kazı çalışmalarına başlandığını açıkladı. Jeomanyetik ölçümlerin büyük kamusal yapılar, dörtgen planlı yapılar ve kulübelere işaret ettiği yeni alandaki çalışmaların yanı sıra GT1 ve GT2’deki kazılar ile A, C ve D yapılarındaki koruma uygulamalarının ayrıntılarına göz atın.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Göbeklitepe’de Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen 2026 yılı kazı, restorasyon ve koruma çalışmalarına ilişkin son gelişmeleri sosyal medya hesabından paylaştı. Bugüne kadar kazıların yoğunlaştığı höyüğün güney ve batı kesimlerine bu yıl yeni bir araştırma bölgesi eklendi. Göbeklitepe’nin kuzeyinde yaklaşık 80’e 70 metre büyüklüğündeki alanda ilk kez kazı çalışmalarına başlandı.
Göbeklitepe’nin Kuzeyinde İlk Kazı
Yeni kazı alanında gerçekleştirilen yüzey taramaları ve jeomanyetik ölçümler, bölgede büyük boyutlu kamusal yapılar ile dörtgen planlı yapılar ve kulübelerin bulunduğuna işaret etti.
Bakan Ersoy, araştırmaların höyüğün daha önce kazılmamış bölümüne taşındığını belirterek, “Göbeklitepe’de araştırmalarımızı yeni alanlara taşıyoruz.” dedi.
Ersoy, yeni çalışma sahasına ilişkin şu bilgileri verdi:
“Geleceğe Miras Projemiz kapsamında, höyüğün kuzey kesimindeki yaklaşık 80’e 70 metrelik alanda ilk kez kazı çalışmalarına başladık. Yüzey taramalarından elde edilen veriler ve jeomanyetik ölçümler, bu bölgede de büyük boyutlarda kamusal yapılar ile dörtgen planlı yapıların ve kulübelerin bulunduğuna işaret ediyor.”
GT1 ve GT2 Alanlarında Çalışmalar Sürüyor
Göbeklitepe’nin kuzeyindeki yeni kazının yanı sıra iki ayrı koruma çatısı altında bulunan GT1 ve GT2 alanlarındaki araştırmalar da eş zamanlı olarak devam ediyor. Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen kazılarda Göbeklitepe’nin 2. evresine, MÖ 8 binli yıllara tarihlenen dörtgen planlı yapılar açığa çıkarıldı.
Ersoy, farklı noktalarda yürütülen araştırmaların Göbeklitepe’ye ilişkin yeni arkeolojik veriler sağladığını ifade ederek, “Yeni kazı alanının yanı sıra GT1 ve GT2 alanlarında da çalışmalarımızı eş zamanlı olarak sürdürüyoruz. Şimdiye kadar açığa çıkardığımız yapılar, Göbeklitepe’nin bilinmeyenlerine ilişkin yeni veriler sunuyor.” açıklamasında bulundu.
A, C ve D Yapılarında Koruma Çalışmaları
Kazı faaliyetleriyle birlikte Göbeklitepe’deki yapı ve dikilitaşların korunmasına yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. C Yapısı’nda 2025 yılında büyük ölçüde tamamlanan sağlamlaştırma uygulamalarına 2026 sezonunda devam edildi. Ayağa kaldırılan dikilitaşlardan birinin yüzeyine ait son parçaların özgün yerlerine yerleştirilmesi için çalışmalar yürütülüyor.
D Yapısı’nda duvarların sağlamlaştırılmasının ardından yapının merkezinde karşılıklı duran iki dikilitaşın zemin bağlantıları güçlendirildi. Dikilitaşların sarsıntılara karşı daha güvenli hâle getirilmesi amacıyla çelik halatlarla koruma uygulaması gerçekleştiriliyor.
Ersoy, kazı ve koruma faaliyetlerinin birlikte yürütüldüğünü vurgulayarak, “Kazılarla birlikte koruma çalışmalarına da büyük önem veriyoruz. C Yapısı’ndaki dikilitaşın yüzeyine ait son parçaları yerine yerleştirirken D Yapısı’nın duvarlarını ve merkezindeki iki dikilitaşın zemin bağlantılarını güçlendirdik. Dikilitaşları sarsıntılara karşı çelik halatlarla daha güvenli hâle getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yürüyüş Yolları Ziyaretçilere Açılacak
Yeni kazı alanlarının oluşturulmasıyla Göbeklitepe’deki ziyaretçi güzergâhlarında da düzenlemeye gidildi. Ersoy, “Ayrıca yeni kazı alanları dikkate alınarak yenilenen yürüyüş yolları yakında ziyaretçilerin erişimine açılacak.” bilgisini paylaştı.
Göbeklitepe’nin farklı noktalarındaki çalışmaların eş zamanlı sürdürüldüğünü kaydeden Ersoy, “Göbeklitepe’nin farklı noktalarında kazı, restorasyon ve koruma çalışmalarını eş zamanlı yürüterek bu eşsiz mirası bütüncül bir yaklaşımla geleceğe taşıyoruz.” dedi.
Ersoy, çalışmalarda görev alan ekiplere ilişkin de “Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, kazı heyetimize, bilim insanlarımıza ve sahada özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI