yguldal @ soninternethaber.com

SURİYE´YE NİÇİN SALDIRDILAR?

Demokrasi; Siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimidir.

Pekâlâ içinde bulunduğumuz çağ gerçek demokrasi çağı mı yoksa Dromokrasi çağı mı? Bazı insanların umut bağladığı demokrasi tarihin çöplüğünü boyladı bile.

Arap dünyasındaki “Arap baharı, devrim hareketleri”, demokratik yani siyasî devrimler değil; kültür endüstrisinin ürünlerini medya üzerinden tüketime sokarak kitleleri tüketime yönelik toplum haline dönüştürmenin ve tüketim kültürünün köleleri hâline getirmeyi vadeden hızı ve hazzı yani pornografiyi putlaştıran ve meşrulaştıran dromokratik yani kültürel devrimlerdir bu devrimler.

İslam coğrafyasında yaşayan halkların asıl sorunu demokrasi sorunu değil, bağımsızlık sorunudur. Zihni bağımsızlıklarına kavuşamayan bu mazlum coğrafyanın mazlum halkı, siyasi bağımsızlıklarına kavuşma istekleri havaya kurşun sıkmak gibidir. İşte ilk önce içinde yaşadığımız çağı tanımamız ardından da zihni bağımsızlık için mücadele etmemiz gerekmektedir.

Belki birkaç gündür bazı haber sitelerinde görüyoruz, “Esad halkına kimyasal silahla saldırdı” yönünde haberleri bu aralar çok sık duymaktayız.

Pekâlâ Esad denilen caninin kimyasal silah imal edecek üretecek bir silah sanayisi var mı? Yok! Peki kim veriyor bu kimyasalları Esad canisine?

Konuyu daha iyi kavramamız için biraz tarih olarak geriye gidelim isterseniz! Öncelikle Kaddafi´nin bugün elime geçen açıklamasını dinleyince zihnimde bir türlü yerine oturtamadığım hep eksik kalan taşlar tıkır tıkır yerine oturdu.

Muammer Kaddafi´nin ABD´nin Irak işgali ve Saddam Hüseyin´in asılması sonrası, Birleşmiş Milletler ‘de ki o efsane konuşmasını hafızalara kazıyalım. Konuşma açık ve net olarak her şeyi özetliyor.

 “Irak´ın yıkımının ve işgalinin nedeni nedir? Milyonlarca Irak´lının öldürülme nedeni nedir? Amerikan arkadaşlar bu soruyu bize cevaplasınlar lütfen! Neden Irak, sebebi nedir? Bin Laden Irak´lı mıydı? Hayır! Peki New York´u vuranlar Irak´lı mıydı? Hayır, değildiler. Pentagon´u vuranlar Irak´lı mıydılar? Hayır, değildiler. Irak´ta kimyasal kitle imha silahı var mıydı? Yoktu! Pakistan, Hindistan, Amerika, Fransa, İngiltere, Rusya gibi devletlerin nükleer bombaları var, bu devletler niye işgal edilmiyor? Hadi o zaman tüm nükleer silahı olan bu devletleri de işgal edip yıkalım. Gelen yabancı güç beraberinde bir ülkeyi işgal eder, liderini asar. Biz de köşemize çekilir olan biten karşısında pişkince güleriz. Neden Saddam Hüseyin´in asılmasını soruşturmuyoruz? Belki bir sonraki asılan bizden biri olacak… Amerika bir gün Saddam´ı astığı gibi bizi de asabilir…”

Bu konuşmayı daha iyi anlamamız için ABD´nin Irak´ı özgürleştirme, yani demokrasi götürme operasyonunu iyi anlamamız lazım.

Akılları sıra Irak´ı özgürleştirip, Irak´a güya demokrasi getireceklerdi… Ama geldiğimiz noktada Irak´taki siyasi ve ekonomik durum içler acısı.

Peki şu an Suriye´de yapılmak istenen nedir? Suriye´de bulunan  Deyrizor´da ise birkaç gün evvel ABD tankerlerle petrol kuyularını boşaltmaya başladığı haberinin üzerine daha üzerinden 24 saat geçmeden kimyasal silah saldırısının gerçekleşmesi, peşinden Trump´ın Suriye´den çekileceğini açıklamasının üzerinden fazla bir zaman geçmeden Suriye´ye operasyon için savaş gemisi ve uçaklarını Akdeniz kıyılarına yığması, peşinden Putin´in müdahale olursa karşılık vereceğini açıklaması, Rusya dışişleri bakanı Lavrovun Afrin´in rejime verilmesi gerektiği yönündeki açıklaması ve daha fazlası…

Kafalar karışık, gündem yoğun… Birileri ortamı germeye çalışıyor. Tam da bu sırada İsrail denilen terör devleti oradan başını çıkartıp Suriye´ye operasyon yapabileceğini ilan etti.

Trump sosyal medya hesabından, Putin´e meydan okurken Pentagon ise tam tersi açıklamalarla kafaları karıştırmaya devam ediyor.

Acaba Amerika´da Trump´a darbe mi yapılıyor? Pentagon temsilcisinin çıkıp Trump´ı yalanlar mahiyetteki açıklama yapması, ardından Beyaz saray´dan Trump´ın twitlerine destek açıklamasının yapılması ABD´de de kafaların karışık olduğunun en açık göstergesidir.

 Her şeye rağmen Trump dediğini yaptı ve 14.04.2018 tarihinde sabaha doğru saat 04:00´te daha önceden belirledikleri hedefleri bombalanması talimatını verdi.

Ancak çok ilginçtir ki hedefleri olan Esad rejiminden şu ana kadar ölen ve yaralanan hiç kimse olmadı. Olmadığı gibi de ele avuca gelebilecek bir yerin bombalandığı haberleri de yapılmadı. Sadece, rejimin elindeki silahlardan birine yönelik eylem yapılmış oldu. Bunun için dünyaya 3. Dünya savaşı başlıyor korkusu saldılar.

O zaman şu can alıcı soruyu adama sormazlar mı; “Madem Esad´a ve rejime zarar verilmeyecekti, sadece rejimin elindeki kimyasal silahlardan birini imha edecektiniz madem, o zaman niçin o kadar yüzlerce bomba attınız Suriye´ye?”

Ya diğer geride bıraktığınız kimyasal silahlarıyla Esad, tekrar kimyasal saldırı yaparsa yine mi bombalayacaksınız Suriye´yi?

Acaba bu bir operasyon muydu, yoksa silah tüccarlarının tanıtım reklamı mıydı? Yoksa yeni silahların görücüye çıkıp, silah tüccarlarının siparişlerini güncellemeleri için mini bir tanıtım şovu muydu? Kafamda çok deli sorular var da şimdilik bu kadarı yeterli.

Kalın sağlıcakla…